Pazartesi Hikayesi #33 – Dini Destek

Posted on Posted in Pazartesi Hikayeleri

Sürekli kullanılan o ”Yeni bir gün, yeni bir fırsat demek. Yeni bir Pazartesi, yeni bir Pazartesi hikayesi demek.” sözüyle bu serinin yaz finaline hoşgeldiniz diyorum!

Akademik dönem bitince Pazartesi günleri çoğunluk tarafından sevilen bir gün hale geldi. Bu nedenle bu seriye bir ara verip herkesin keyifli Pazartesi sabahları yaşıyor olmasının keyfini çıkaracağız.

Serinin yaz finalinde olma onuru 26 yaşındaki hukuk öğrencisine gitti. Adı Ferhat. Kendisiyle tanışma fırsatını Hollanda’da yakaladım, ama aslen Türk.

Bakalım, Ferhat’ın Pazartesi hikayesinde neler var..

 


”Her insanın hayatında kötü dönemler mutlaka olacaktır, olmalıdır da. Çünkü bu sizin daha güçlü olmanızı sağlayacaktır. Bu durumu asıp üstesinden geldikten sonra daha güçlü hale geliyorsunuz. Moralim bozuk olduğu zaman dinime sarılıp kendime ‘Her işte bir hayır vardır, hayırlısı’ diyorum. Çünkü benim istediğim bir şeyi Allah istemiyorsa konu kapanmıştır. ‘Demek ki Allah böyle olmasını istedi’ diyerek kendimi teselli edip rahatlıyorum. Allah’tan bana çıkış yolu göstermesini istiyorum.

Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, pazartesi sabahları veya her hangi bir sabah yataktan kalkmakta zorlanmıyorum. Çünkü biliyorum ki bugün yine güneş doğduysa yeni fırsatlar da doğmuştur. Hayallerimi gerçekleştirmek için yeni bir gün.

Karakter ve yapı olarak pozitif, iyimser bir insanim ve elimden geldiğince başkaları da motive etmeye çalışıyorum. Şu an okuduğum üniversitenin hukuk fakültesini bitirip hukuk danışmanı olarak işe girmek, ondan sonra ise tanıdığım (ve tanımadığım) öğrencilere bir rol model olmayı hedefliyorum. Okul ve motivasyon konusunda her zaman danışabilecekleri biri olmak istiyorum. Tavsiyelerde bulunup onları bir üst seviyeye taşıyabilecek biri olmak istiyorum. Mesela okul sonrası derslerine veya bölüm seçme sürecinde yardım ederek. Çünkü benim hiç bir zaman böyle bir rol modelim olmadı. O yüzden benim yaşadığım bu eksikliği diğerlerinin hissetmelerini istemiyorum.

Geliştirmeye olan fanatikliğimi dinime borçluyum. Beş buçuk sene önce İslam’ı daha çok araştırmaya başladım. Ve o günden sonra adeta gözlerim açıldı. Kendi kendime dedim ki ‘Kendimi Müslüman olarak geliştiriyorsam neden diğer konularda da kendimi geliştirmeyeyim ki?’  Yani, nasıl iyi bir öğrenci/işçi/ağabey/oğul/kuzen/Türk/komşu olabilirim diye düşünmeye başladım. Çevrem için nasıl daha faydalı olabilmemin çabasına girdim.

Geriye baktığımda ilerlediğimi görmek beni sevindiriyor ve daha da çok motive ediyor.

Kendini geliştirmeyi kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Belgesel izleyin, yurt dışında staj yapmaya veya değişim programlara katılmaya gidin, seminerlere katılın. Her neyse yapmak istediğiniz, yapın! Bir an önce başlayın. Doğru anı falan beklemeyin. Çünkü o doğru anı kendiniz yaratıyorsunuz aslında. Just do it!”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.