Pazartesi Hikayesi #32 – Geleceğin Tesla’sı

Posted on Posted in Pazartesi Hikayeleri

Yeni gün, yeni bir fırsat demek. Yeni Pazartesi, yeni bir Pazartesi hikâyesi demek.

Geçen hafta bizimle hikâyesini paylaşan mühendislik öğrencisi Yusuf bu hafta da serinin devamını getiriyor. Nedenini aşağıdaki bir kaç paragrafı okuyunca anlarsınız, eminim.

Keyifli okumalar!

 

 

 

”Pazartesi gününe mahsus değil benim için yorgan altından kendimi dışarıya atabilmek. Aslında işim olmadığı günde de bunu yaşıyorum. Ne kadar az uyumaya kendimi alıştırmaya çalışsam da bir türlü başaramadım. Tabi ki geç yatmaların da etkisiyle, özellikle soğuk sabahlarda, yorgan benim için ana kucağına dönüşüyor.

Küçükken gelişen karanlık fobimin etkisiyle olsa gerek yorganı hep bir koruyucu kalkan olarak kabul etmişimdir. Böyle kabul edilen bir şeyden vazgeçmek haliyle kolay olmuyor. Ama kalkıp yapılacak işler, gidilecek dersler var ve olmaya da devam edecek. Esasında yorganı geriye atıp yataktan fırlamamı sağlayan enerji içimdeki prestijli ve kaliteli bir insan olma isteğinden geliyor. Bu istek olmasa sonsuza kadar kalabilirim belki de.

Şaka bir yana insanın hedefleri onun keyfi aleminden feragat etmesini sağlıyor. “O kadar mühendislik okumuşum neden bir Tesla olamayayım?” sorusu benim yorganla olan aşkımın üzerine kül serpiyor. Geceleri o yorgana geç gidişimin nedeni kod yazmaksa ben daha ne isterim.

Yorgan faslı küçük çocukken önemliydi şu an sırf Pazartesi de değil her gün bin bir iş varken önceki kısımda da bahsettiğim gibi nesneye bağlılığa vakit var mı?”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.